Kozan Diyarı

                                           Anasayfa|Kozan Tanıtım| Konuk Defteri | Foto Galeri | Videolar|Haber Ara
        

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Allah'ın kulları kardeşler olunuz

Okunma  Yazar : Abdurrahman YILMAZ
Yorumlar  Yorum Sayısı : 2
Okunma  Okunma : 326
Tarih  Tarih : 12/Ocak/2010, 13:42
Yazar Email  Yazar Email :

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Daha dokuz yaşındayken annesi tarafından peygamber efendimize hizmet etmesi için hane-i saadet’e getirilmiş ve on yıl efendimize hizmet etmekle şereflenmiş sahabenin seçkinlerinden Enes bin Malik (r.a) peygamber efendimizden şu hadis-i şerifi nakleder. Efendimiz buyurdular ki:”Birbirinize öfkelenmeyiniz, birbirinizle hasetleşmeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyiniz, alakayı kesmeyiniz Allahın kulları kardeşler olunuz

Bizi bize hayat veren şeyler çağıran Allah yolunun büyük davetçisi Sevgili peygamberimiz (a.s)’ın yukarıdaki uyarısına milletçe bugünlerde ne kadar muhtaç olduğumuzu hep birlikte düşünmeliyiz. O insanlığa sevgi ve kardeşliği getirdi kıyamete kadar da devam etmesini istedi Medine’ye hicret eyledi kavgalı olan evs ve hazrec kabileleri onun sayesinde kardeş oldular. Mekke’yi fetheylediğinde Mekkelilerle Medineliler kardeş oldular. Şahısları kardeşleştirdi, kabileleri kardeşleştirdi, şehirleri kardeşleştirdi ve bu kardeşlik dalga dalga yeryüzünün her tarafına yayıldı. İnsanlar Peygamberimizden asırlar sonra Anadolu’da, Balkanlarda, Kafkaslarda velhasıl kıtalarda “Allahın kulları kardeşler olunuz” çağrısına uyup kucaklaştılar kardeş oldular barış içinde yaşadılar. İnsan kalbinin seviye kazanması için rabbiyle toplumuyla kendisiyle barışık olması ve sevgi dolu olması gerekir. İç dünyasında yaratanla barışık dış dünyasında yaratılanlarla barışık olmak kalbin sevgide zirveleşmesidir.

Tarihte ecdadımız bu yüce gayeyi gerçekleştirdi ve o enerjiyle yeryüzünde en insani ve İslami faziletler medeniyetini inşa etmiş ve bunu cihana ispat eylemiştir. Milletler savaş çığlıkları atarken, kabileler kan kokusuna koşarken, krallar ganimet hesapları yaparken ve yerküre huzursuzlukların ve korkuların olduğu bir zamanda biz millet olarak ve Türk İslam davasını öncüleri olarak tarih sahnesine çıkmışız gittiğimiz her yere alperenlerimizle, gazi alplerimizle, dervişanlarımızla, Horasan erlerimizle, ulu kişilerimizle sevgiyi, barışı, kardeşliği milletlere taşımışız halka hep hakkın aynasından bakmışız. Akif’in ifadesiyle:
Kapkaranlıkken âfâk-ı beşeriyetin
Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin

MANEVİ MİMARLARIMIZ
Bugün hala çağrıları çağları aşmış ve yüzyıllar sonra gönüllerde yankılanmaya devam eden ve cevap bulan yüce şahsiyetlerimizin Mevlanaların, Yunusların, Hacı Bektaşların ve Aşık Veysellerin sevgi ve kardeşlik dolu ölümsüz çağrılarına insanlık koşup gelmekte o kapılarda sevgiyi ve kardeşliği bulmakta materyalist ve menfaat kokan kapılarda bulamadıklarını.

Popülerizmin milli ve manevi ahlak ve faziletleri yontuğu kardeşlik ruhunu törpüleyip yok ettiği yerine mide ve menfaat yakınlıkları oluşturduğu günümüzde milletçe kaybettiğimiz en güzel değerlerimizden olan kardeşliği Anadolu’nun her köşesinde muhtacız camilerin içinde ve önünde, okulların içinde ve önünde, kahvehanelerin içinde ve önünde, statlarda, sokaklarda, caddelerde, otogarlarda ve Anadolu’nun her köşesinde bir sevgi ve kardeşlik seferberliği başlatmalıyız vatan için, Din için, millet için, vatan için, tarih için, bu bizim önümüzdeki en büyük vefa borcumuzdur. Aynı ülkenin çocukları, aynı ecdadın nesilleri, aynı tarihin varisleri ve aynı inancın mensupları olmamıza rağmen zaman zaman birbirlerimize dostane değil de hasmane bakışlarımızın hiçbir manası yoktur.

NASIL BU HALE GELDİLER
Şu sokaktaki çocuk kimin çocuğu olursa olsun ne kadar sevimli fakat aynı çocuk 18-20 yaşına gelince ne kadar saygısız ve tahripçi kim getirdi o sevimli çocuğu önüne gelen her şeyi kırıp deviren eylemkolik olmuş tahripçi genç haline şüphesiz toplumun yetkililerin hepimizin ihmali düşmanın tuzağıyla birleşince o sevimli çocuk tahripkâr genç oldu. Beyinlerde ve kalplerde tahrip yoğunlaşınca düşmanın attığı kin ve kavga virüsü içimizdeki sevgi ve kardeşliğide hasta etti. Öyle ki bizi sevgimiz, inancımız, ruhumuz ve kalbimiz yönlendirmesi gerekirken hayatımıza çoğu zaman basit hisler olan kinlerimiz, hasetlerimiz, nefretlerimiz hırslarımız yön veriyor ve bizi yanlış yönlendiriyor varmamız gereken hedeften uzaklaştırıyor çünkü süfli(basit) duygular pas gibidir. Kalbin üzerine çöktüler mi özün güzelliğini çürütürler. Bilgilerimiz ile eylemlerimiz arasında büyük farklılıklar meydana getirir. Öz çürüyünce gövdenin fazla bir kıymeti kalmaz Ozan ne güzel söylemiş:
Kabuk mühim değil bir ulu ağaç Özünden çürürse tehlikelidir.

Milletimizin özünün sağlam olması için sevgi ve kardeşliğin canlı olması lazım. Sevgi ve kardeşliği iç dünyasında çürütmüş olan toplumlar akciğerleri iflas etmiş bir hasta gibidir. Bir hasta düşünün ki akciğer bitmiş bu insan için atmosfer oksijenle dolu olsa hiçbir kıymeti yok oksijeni soluyacak sağlıklı bir akciğeri yoksa çünkü oksijen teneffüs edilmeden kan temizlenemez ve beyin zindeleşemez milletler içinde durum bunun benzeridir. Kitaplardaki bilgiler hafızalarımızdaki bilgiler ve tarihimizdeki güzellikler içimize sinmezse özümüze yerleştirilmezse gereken faydayı veremez çünkü kardeşliği bilmek yetmez yaşamak gerekir. Hem öyle yaşanmalı ki ozanın dediği gibi:
Olmalı kardeşlik lale gül gibi,
Rasul-i zişanla Cebrail gibi
Bizi bize düşman edip el gibi
Bu hale koyana Kardeşmi denir.

ACI KAYIPLARIMIZ
Biz bu topraklarda ve vatan sathında sadece kadim medeniyetlerin müzelik antik eserlerini kaybetmedik biz hakikatte Anadolu’da milletçe tarihin, ecdadın ve imanın iki alemde de makbul olan bizi biz yapan ve bizi aziz yapan kalplerimizi kardeş kılan gücümüze güç katan en kutsal değerlerimizi sevgimizi, saygımızı, kardeşliğimizi, birliğimizi, hakşinaslığımızı önce ihmal ettik ardındanda kaybettik şimdi hepimiz kaybettiğimiz değerleri hep beraber arayalım ve bulduklarımızı kalplerimizde toplayalım bir sevgi mendiliyle yüzlerini silelim ve diyelim ki; Ey bizi biz yapan hazinemiz biz sensiz huzur bulamayız ve bir iç muhasebesi yapalım Üstad Necip Fazılın ifade ettiği gibi genç adam başını iki eli arasına alıp:
Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
Yetiş yetiş ey sonsuz varlık muhasebesi

BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE ŞİDDETE YER YOK. ÇÖZÜM SEVGİ VE KARDEŞLİK
Yarın demeden bugün şahsi ve milli muhasebemizi yapmalıyız ve göreceğiz ki alemlerin rabbi baharı getirirken dağlar ve ovalar nasıl rengarenk çiçeklerler güzelleşiyorsa güzel Türkiye’mizde şehir şehir, köy köy kardeşlik bağıyla güzelleşecek sevgiler harman olacak duygular temizlenecek birlik kol gezecek ve bu büyük millet için büyük Türkiye rüyası gerçekleşecek gelin ülkemiz, milletimiz ve nesillerimizin geleceği adına bu güzelliklere kavuşmak için kalplerimize dönelim orada varsa eğer hurdalık haline dönüşmüş yılların biriktirdiği kinleri, nefretleri ve öfkeleri dışarı atalım gönül saraylarımızı birbirimize açalım düşmanlarımıza bile pay ayırdığımız sevgiyi birbirimize çok görmeyelim. Şiddetten ve öfkeyle hareketlerden kaçınalım Cemil Meriç’in ifadesiyle “Şiddet batılının ilahıdır(Putu’dur).”

Şiddet sevgisiz yüreğin kasırgasıdır hâlbuki bize sevgi ve kardeşlik yakışır biz o medeniyetin çocuklarıyız kalbinden güneş doğan bir milletin evlatlarıyız. Kendimize sevgiden örülmüş bir şahsiyet oluşturalım daha çok sevelim ve daha çok huzurlu olalım ve son nebinin çağrısına hep birlikte koşalım ve sarılalım.”Allahın Kulları Kardeşler Olunuz”

Abdurrahman YILMAZ
Hoşkadem Camii İmam Hatib-i

 Facebook'ta Paylaş 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 2 yorum yazlmtr.

Mevlana [ 02/Mart/2010, 23:11 ]
" Allah ın kulları kardeşler olunuz. " bu sözün üstüne söz değil teşekkür eylenir. selam ile ...
Abdullah AYDOĞAN [ 22/Ocak/2010, 15:42 ]
ALLAH sizden ve sizin gibilerden razı olsun hocam. kolay gelsin. KONYADAN selamlar

Yorumların tamamamını okumak için tıklayın.

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Ahmet BİLGİLİ
Bayramlı Referandum
Sadık KÜÇÜKERDEM
Kpss Kaosu…
İktibas Köşesi
Boykota katılmayanın özgürce oy kullanması mümkün olacak mı?
Ferit ÇAĞLAYAN
Ne hayır gördük ki 'HAYIR' diyelim? (Sesli)
Kübra KÜÇÜKERDEM
Yaz Ayı Kâbusu
Adnan DENİZ
Mutlu Olmanın Sırları
Abdurrahman YILMAZ
Ramazanla gelen zaman disiplini
Ali ATEŞ
Ulaşım Çilesi 2
Hüseyin ATAŞ
Kozanspor kapatılamaz!..
Ülkü ŞENGEL
Veliler! Karnenizi aldınız mı?
Berkan KURTARAN
Divan-ı Lugati’t Türk ve Kozan
Abdurrahman KÜTÜK
Kozan neden il olamadı?
Huzeyfe SAĞMEN
Aşure

SİNEMADA BU HAFTA

Gece ve Gündüz

KİTAP KÖŞESİ

Kozan Sevdası'ını 9. sayısı çıktı

Yazarlarımızın yazdığı yazılardan, yazılara yapılan yorumlardan site yönetimi sorumlu değildir!
Kod Destek: MyDesign |  Site İletişim: kozan@kozandiyari.com | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Copyright © 2002-2009 KOZAN DİYARI
KOZAN İÇİN KOZDES